Eylül 2008


Hepinizin mübarek ramazan bayramını kutlar,hayırlara vesile olmasını dilerim.Bayramda yapılan duaların daha makbul olduğunu acizane hatırlatır,cümlemizin hayırlı olan dualarının kabul olmasını Rabbimden temenni ederim.Yine kolay bir tarifle geldim.Elbetteki sizde biliyorsunuzdur ama,”her yiğidin yoğurt yemesi başka olur “demişler ya.İşte bu söze binaen birde benim tarifimi deneyin dedim.Efendim bayram günü bulduğum boş bir arada,kapım aniden çalmadan tarifime geçeyim;

1-bir büyük boy soğanı doğradım.
2-250gr. kıymayı ekledim,kavurdum,baharatlarını attım(k.biber,pul biber,kimyon,maydanoz)
3-bir paket makarnayı haşladım,kıymalı harcı içine katıp karıştırdım
4-servis tabağına boşalttım,üzerine bolca sarmısaklı yoğurt döktüm.
5-en üstünede kızdırılmış naneli tereyağı gezdirdim.
İnanın mantıyı aratmıyor.afiyet olsun

Şakşuka denilince aklıma”şipşaka” gibi bir şey geliyor. şip şak yapılan bir yemek yani.Bugün yemeğim yok,acilen ne yapsam dediğiniz durumlarda imdadınıza yetişecek bir yaz yemeği.Yapımı çok pratik;Küp küp doğradığınız 2 yada 3 patlıcanı kızartın.diğer tarafta kabukları soyulmuş 4 domates,2 biber,1 diş sarmısağı robottan geçirin.İçine yağ bıraktığınız tavaya sosu dökün ve pişirin.Üzerine kızarttığınız patlıcanları ekleyin.ocağın altını kapatın.İşte bu kadar.

Yaklaşık yarım saatte yemeğimiz hazır.Afiyet olsun.

Takvimler yalan mı söylüyor bana?

Vuslat yarıda mı kaldı ramazan?
Saat gafil diyor gülüyor bana,
Günleri benden kim çaldı ramazan?
***
Demek yine Ayrılık vakti geldi?İnan güle güle demeye dilim varmıyor.Hiç gitmezsin,hiç bırakmazsın sanmıştım.Hep varmışsın gibi davranmıştım.Güneşin altında bir buz parçası gibi eriyip gittin ellerimden.Şubat soğuğunda görünen güneş gibi.Avucumda tutamadığım bir ateş gibi…
Hayatın keşmekeşi unutturdu seni bana,gündelik kaygılar,bitmeyen işler,davetler,gelmeler, gitmeler…Hayır yok aslında bir bahanem;ben kendimden uzağım,kendime yabancıyım,ben beni anlamıyorum.Böyleyken sana nasıl yakın olayım,seni nasıl anlayayım?
Yeni bir diriliş gerekli bana,taptaze bir muştu sana varmak için.Aldanış rüzgarlarına kapılıp gitmemeliyim artık,artık esir olmamalıyım nefsimin ellerinde…
Bu kaçıncı söz verişim kendime,bu kaçıncı af dileyişim?Sözümü tutamayışım kahrediyor beni,ama en çokta senin bunu yüzüme vurmayışın.Bu vakarlı bu asil duruş kahrediyor beni…

Sen Rabbimin bana yılda bir kez verdiği armağanısın,Sen reyyan kapısının anahtarısın,sen Kuranın sen Kadirin anasısın,Sen anlamsız geçen bir yıla verilen can suyusun.Sen sabrın,sen affedilişin ,sen rahmetin kurtuluşun yolusun.Gitme! ruhum sahurunda yoğrulsun,iftarınla durulsun…

Yine geldi demek ayrılık vakti?Hasretin burukluğu oturdu yüreğime.Seni nafilelerle,daha çok yalvarışlarla süsleyemeyişimin acısı.Şimdi keşkeler dolanıyor dilimde…

Yinede bir tesellim var.Sen gitsende ardında kardeşlerin var.Şevval’in zilhicce’n Muharrem’in var.Yerin doldurulmaz biliyorum.sen ayların efendisisin,sen ayların güzeli…
Rabbim bizi daha nice Ramazanlara eriştir.Ve o ramazanları hakkıyle idrak edenlerden eyle bizi.rabbim bizim her günümüzü Ramazan gibi yap.Ahiretimizi bayram yap.Günahlarımızı nasuh tevbelerle nihayetlendirmemizi nasib et.Bize adaletinle değil,mağfiretinle muamele et.(amin)

Saat sabahın 6 sı,gün içerisinde buralara pek uğrayamadığım için,bu sakin zamanları kullanıyorum.Bilenler bilir;en iyi yaptığım şeylerden biri yaş pastadır.Çok yapmaktan dolayı belkide,bana çok kolay geliyor.Malzemeleri ve yapılışı aynen buradaki gibidir.sadece bunu baton şeklinde yaptım..Afiyet olsun

Malumunuz olduğu üzere bu aralar misafirlerim çok oluyor.bende çok fazla uğraştırmayan fakat leziz tariflerle misafirlerimi ağırlamaya çalışıyorum.Adı bir rivayete göre banyolu,bana göre sulu börek olan bu tarif oldukça kolay;Yapılış aşamasında yanımda komşularım vardı,fotoğraflıyamadım.ben altı adet yufka kullandım.Sos için:2 su bardağı yoğurt,2 çay bardağı sıvı yağ,1 paket kabartma tozu
İki adet yufkayı aralarına sos sürerek üst üste serdim.sekiz üçgen parçaya böldüm.içine ben peynirli iç koydum.Sigara böreği gibi sardım.Delikli bir kaba koyup.üzerine su tuttum.bekletmeden yağlanmış tepsiye dizdim.üzerine yoğurt ve yumurta karışımı sürerek pişirdim.Bu tarfimdehttp://hobievigardenya70.blogspot.comArkadaşımız için.Afiyet olsun.

Tatlı yiyelim,tatlı düşünüp konuşalım,acılı günler geride kalsın inşaallah.oğlumu merak edenler için söyleyeyim;oğlum çok iyi düzenli pansumanları yapılıyor.kendinide iyi hissediyor Rabbime şükür.Lafı uzatmadan tatlıya geçelim;Malzemeler:1 yumurta (beyazı içine,sarısı üstüne)
125gr.tereyağı veya margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
” ” yoğurt
” ” hindistan cevizi
” ” dövülmüş ceviz
1 paket kabartma tozu
aldığıkadar un
Yapılışı:malzemelerin hepsi karıştırılıp yumuşak bir hamur yapılır.oval şekil verilir.üzerine yumurta sarısı sürülür,çatalla hafifçe çizilir.önceden ısıtılmış fırında kızarana dek pişirilir.fırından çıkar çıkmaz üstüne soğuk şurup dökülür.Bu tatlıyı iftar davetimde sevgili komşum Öznur yapıp getirmişti.gerçekten çok gevrek ve lezzetli bir tatlı.denemenizi şiddetle tavsiye ederim.Tatlımı http://hobievigardenya70.blogspot.com arkadaşımıza gönderiyorum.

Hareketli,yoğun ve bir o kadarda üzüntülü bir haftanın ardından,blogtaki bu kasvetli havayı bir nebzede olsa dağıtmak istedim.Bu suveteri kısa bir zaman önce doğum yapan komşumun oğluna ördüm.V yakanın nasıl yapıldığını müsait bir zamanda sizlere anlatmaya çalışacağım.bu arada canım oğlum kendini iyi hissediyormuş.yarın kontrolu var.dua ediyoruzki kemikler kaynamaya başlamış olsun.eğer kaynama değilde kemikte “kayma” varsa ameliyat ihtimali yüksek.Korktuğumuz gerçekleşmez inşaallah.

Bir oyuncak örmeye karar verdim.Önce köpek gibiydi ama sonra sanki ayıyıda andırdı.Birde nasıl bu kadar saf bir bakış elde ettim anlayamadım:)
Karar verdik, adını “Mülayim” koyduk:)sanki acınası bir hali var.şimdi ne yapsamda bu imajı değiştirsem…???

Hoşgeldin ey ayların sultanı,ayların en güzeli hoşgeldin!

Ömrümün otuz ikinci yılınada hoşgeldin.Nurlarını saçarak,rahmet pazarını açarak geldin.Sahurunla,iftarınla geldin.
Nasılda özlemişim seni,
sensiz geçen on bir ayda farketmemişim bunu.Sen gelince anladım on bir aylık yokluğunu.
Ne çok şeyi farkediyorum gelişinle beraber,
Gecenin en özel saatlerini,vuslata eriştiğim zaman,beklemenin güzelliğini,suyun ne denli lezzetli olduğunu mesela,acıktığım vakit yemeğin tadını farkediyorum.İftar saatinde Rabbime kul olduğumu ve bunun ne kadar özel ve ayrıcalıklı bir durum olduğunu farkediyorum.
Senin her halini seviyorum ben;
Senede sadece bir ayda olsa,misafirliğini beklemeyi seviyorum.
El açıp dua ederken,taa ciğerlerimi dolduran huzuru seviyorum.
Ruhumu okşayan rahmet esintisini,duaların gözyaşlarıyla buluşmasını seviyorum.Nimetler gözlerimin önünde serili iken,onlara dokunamayışımı seviyorum.Tüm şımarıklığıma ve nankörlüğüme rağmen,beni her sene ziyaret edişini seviyorum.Bazen hediyelerini almayı bilemesemde,hep elin kolun dolu gelişini seviyorum.

İşte yine geldin canım,yine rahmet getirdin,mağfiret getirdin yine.Bunca isyan ve nisyanımıza rağmen,tüm güzelliğin ve cömertliğinle geldin.
Yüreğime hoşgeldin sevgilim,
hoşgeldin Ya şehr-i ramazan hoşgeldin….

CAHİDE SULTAN